9. CumhurbaşkanI SN. Süleyman Demİrel & joseph erdem 'İN
ÖZEL DEDEKTİFLİK ÜZERİNE ANKARA 'DAKİ TOPLANTISI




-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------



Sn. Demirel ile Ankara ofisinde Özel Dedektiflik Mesleği ile ilgili bir toplantımız oldu.

Bu toplantı bizim açımızdan çok önemlidir çünkü yıllardır isminden Özel Dedektiflik

yasa tasarısını meclise geri gönderen ve bir daha ele almayan birinci ağızdan

konunun sebeplerini öğrendik. Kendisinin Özel Dedektiflik ile ilgili fikirleri şunlardIr;


J. Erdem: Özel Dedektiflik mesleği sizce Türkiye için ne kadar önemli bir meslek ve icraatı konusunda neler düşünüyorsunuz?

S. Demirel: Türkiye uygar ülkelerde ne varsa bunların tümüne sahip olmalıdır. Özel Dedektiflik Hizmetleri bir hizmet servisidir. Başka Ülkelerde mevcuttur, bizim ülkemizde de mevcut olmalıdır. Aslında bunlar çağdaş devletin, çağdaş toplumun ihtiyacıdır. Tabi ki bunlar itibar müesseseleridir.  Bu hizmetleri yapacak olanların ehliyetine, dürüstlüğüne, güvenerek bu çeşit hizmetler toplumda kredi kazanır. Türkiye geçen otuz sene zarfında kişinin itibarına, kurumun itibarına dayanan hizmetlere girdi ve bir çok o istikamette mesafeler alındı. Yeminli muhasiplerden yeminli hesap uzmanlarından tutun, müşavir mühendislere kadar, özel sağlık müesseselerine kadar bunların hepsi dün devletin itibar etmediği işlerdi. Bugün bunların hepsine itibar ediliyor ve bunlar topluma da fevkalade yararlı oluyor. Özel Dedektiflik müessesesinin de bizim toplumumuza yararlı olacağı kanaatindeyim.

J. Erdem: Turgut Özal hükümeti zamanında hazırlanılan ve on yıldır şu anda rafta olan ve sizin önünüze de vakti zamanı ile gelmiş, bir Özel Dedektiflik Yasa tasarısı var. Siz bu yasa tasarısında ne gibi eksiklikler gördünüz ve neden bu yasa tasarısını neden meclise geri gönderdiniz?

S. Demirel: Devir değişmiştir yani, dün hala bizim toplum böyle bir yasa tasarısından laiki ile faydalanabilir kanaatinde değildim.

J. Erdem: Bugün dahil mi aynı fikriniz?

S. Demirel:  Hayır değil! Bu gün fikrim tamamen değişmiştir çünkü...

J. Erdem: ...Çok güzel, çok sevindirici...

S. Demirel: ...dünden bugüne çok şey olmuştur. Ve onun için bir modern devletin haiz olması lazım gelen bütün hizmet sektörlerinin (bu bir hizmet sektörüdür) bizim devlette almalıdır, elde etmelidir, kullanmalıdır.

J. Erdem: O zaman ne eksiklik görmüştünüz sunulan tasarıda?

S. Demirel: Yasanın prensibine karşıydık.

J. Erdem: Neydi?

S. Demirel: Yani prensibi, bu çeşit hizmetleri bizim toplum kaldırmaz düşüncesindeydik. Bugün fikrim değişmiştir benim. Zamanı gelmiştir şimdi.

J. Erdem: Peki, bugün bir yasa tasarısı sunulsa Özel Dedektiflikle ilgili, ne gibi kanunlarda ve en azından hukuki alt yapıda ne gibi değişikliler olmasını ön görürsünüz yada neler olmalı sizce, yada kurumsal anlamda bu mesleğin oluşturulması için ne gerekir?

S. Demirel: Başka ülkeler nasıl yapıyorsa bizde onu öyle yapacağız. Yani bizim oturup ta dünyayı keşfetmemiz gibi bir olay yok. Bir keşif yapacak değiliz. Bir kaç ülkenin yaptığına bakacağız...

J. Erdem: Niye yapmayalım?

S. Demirel:
E, daha kolay. Başkaları yapmış, kullanmış, tecrübe sahibi olmuş, birikimi var. Niye yani orta yerde birikim dururken yararlanmayalım? Onların bünyesi ile bizim bünyemiz arasında eğer bir takım değişiklikler varsa kendimize uyduracağız onu ve böylece yasa çıkacak. Yani bugün zaten aslında dünya daha çok evrenselliğe doğru gidiyor. Yani şimdi Avrupa birliğine Türkiye girecek, Türkiye 'nin bütün kanunları  Avrupa birliğine uyacak şekilde yeniden ayarlanıyor. Buda onların içerisinde bir şey. Efendim artık bana göresi, sana göresi, ona göresi hemen hemen kalktı. Genel uygar milletlerin, uygar ülkelerin sınırları artık mana taşımıyor. Orada hizmet sektörü olarak ne gibi şeylerden yararlanılıyorsa bizde yararlanalım.

J. Erdem: Benim önümüzdeki günlerde K.K.T.C. Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş 'lada bir temasım olacak bu konuda çünkü, şuanda oluşturduğumuz 512 kişilik Özel Dedektiflik Eğitimi ve Kanunu ile ilgili, öğrencilerden emekli polisine, askerine tutun bir kadro oluşturduk çalışmalarını sürdürüyorum bende. Bununla ilgili, aynı mesleğin Türkiye 'de olması kadar K.K.T.C. ve Türki Cumhuriyetlerde de geçerliliğine inanıyor musunuz?

S. Demirel: Türki Cumhuriyetlerin bünyeleri henüz böyle bir şeyi kaldırır mı bilmiyorum, ama Kuzey Kıbrıs tabi ki rahat rahat... Ama henüz Kuzey Kıbrıs 'ın diğer cumhuriyetlerle, onların bugün Avrupa ile beraber olma gibi bir iddiaları yok. Ve onlar zaten geniş çapta bir transformasyon içindeler yani, marksist rejimden komünist idareden, bir pazar ekonomisine ve bir serbest yönetime, demokratik yönetime geçmeye çalışıyorlar. Bu çeşit şeyler bir demokratik toplumun, bir demokratik devletin kullanabileceği hizmetlerdir. Zaten Kuzey Kıbrıs 'ın Türkiye' den bir farkı yoktur. Türkiye 'de ne varsa orada vardır. Kuzey Kıbrıs Türkiye' den ayrı düşünülemez, yani Türkiye kaldırıyorsa Kuzey Kıbrıs 'ta kaldırır böyle bir hizmeti.

J. Erdem: Az önce bir şey dediniz, o benim dikkatimi çekti. "Bu diğer ülkelerde nasıl yapılıyorsa bizde aynı sistemi alıp uygulayabiliriz." Fakat Türkiye 'de benim en azından bu meslek içinde olduğum kadarıyla şöyle bir gözlemim olmuştu ki, oda bu mesleğin sanırım ülkeler içindede değişiklik gösterdiği, yani ülke kanunlarına ve standartlarına göre değiştiği. Türkiye 'de benim uyguladığım standartlar ve mesleki bakış açısı da, diğer ülkelerde gidip gördüklerimle, araştırdıklarımla çok farklı kaçıyor. Bu anlamda ben size şunu sormak istiyorum; Türkiye 'de bunun uygulanabilirliğini sorduğum zaman, Türkiye 'de pek çok kanunun özelli
kle özel hayata müdahale olabileceği için mesleki anlamda Özel Dedektifliğin, pek çok kanunun değişmesi gerekir gibi bir kanaatteyim buna ne diyorsunuz?... bunun içinde Türk Ceza Kanunu da var.

S. Demirel:
Başka ülkeler bu Özel Dedektifliği, kişinin özel haklarına müdahale olarak almadıkları takdirde, almıyorlarsa biz niye alalım?

J. Erdem:  Yalnız, şöyle bir şey görüyoruz; mesela Amerikan yasası içinde uygulamada eğer kişinin bir vukuatı varsa, o kişinin özel hayatına müdahale edilip sözgelimi yatak odasına kamera yerleştirebilmek, yada onu dinleyebilmek, yada onun yaşam alanına girilebilmesi söz konusu. Ama burada bir eş aldatıyorsa ve Özel Dedektifliğin yada Kriminal uzmanlık isteyen bir araştırmanın içinde bu yok. Yani biz kimsenin özel hayatına müdahale ederek  bunu yapamayacağız... gibi dediğim kanuni farklılıklar bunlar aslında.

S. Demirel: Olabilir. Ama zaman içerisinde bunlar bir evrensel boyut, evrensel standart kazanacaktır.

J. Erdem:  Peki, birde bu işin eğitimsel bir durumu var. (beraberinde eğitimden sonrada size aynı zamanda bu işin büyük bir sektör ve mali olanak olduğunu...) Eğitimi düşünüldüğü zaman bu işin eğitiminin (Türkiye standartları için soruyorum) kursiyer olarak mı yoksa, akademik olarak mı verilmesi gerekiyor? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

S. Demirel: Üniversitelerde bir program olarak verilebilinir...

J. Erdem: ...Kursiyer bazda mı?...

S. Demirel: ...Hayır Program. Yani Üniversitelerin sosyal il hizmetler okutan bölümleri vardır, bu bölümlerde bir özel program olarak verilebilir. Bir çok programlar veriyorlar çünkü. Bunun gibi bir program olarak verilebilir çünkü böle bir şeyin isteyeceği bir takım temel bilgiler olacaktır. O temel bilgileri almış olmak lazım.

J. Erdem: Peki efendim, bu işin kurumsallaştığı taktirde ciddi bir mali döngü, çok büyük bir sektör olacağı ön görünüyor çünkü, bir ülkede sosyo-kültürel-ekonomik alt yapı ne kadar düşük ise; aldatmalar-dolandırıcılıklar okadar fazla, bu tür kriminal uzmanlık ve araştırma isteyen mesleklerde okadar fazla. Ve beraberinde sizce bu iş kurumsallaştığı zaman sektör olarak nasıl bir yere gelir? Önümüzdeki yılları nasıl görüyorsunuz? 

S. Demirel: Şimdi, tabi ki bu hizmetler daha çok toplumda adaletin gerçekleşmesine yardımcı olacaktır. Bir takım gizli kalmış veya bulunamayan, ortaya çıkarılamayan delilleri ortaya çıkarmaya yardımcı olacaktır, buda adaletin daha iyi işlemesine yardımcı olacaktır. Ve tabi bunda da aksayan şeyler olacaktır, istismar edilebilecek şeyler olacaktır, skandal sayılabilecek bir takım durumlarda olabilecektir. Tabi yapılacak olan kanun bütün bunları dikkate alır. Yani, aksaklıkları önlemek için ne çeşit yaptırımlar koymak lazım, ne çeşit çalışma usullerine müdahale edilmelidir ama, söylediğim gibi toplumuzda da iyi bir hizmet dalı olur.

J. Erdem: Bu sektörleştiği zaman genelde genel kanı ve insanların genel bakış açısı olarak ben şunu görüyorum yıllardır ki, muhakkak bir avukatın yada emekli bir polisin denetimine verilecek bir meslek bakılması gerektiği ön kanısı var. Sizce böyle mi olmalı, bir mesleğe yan olarak verilmelimi, tek başına bir meslek olarak verilmelidir?

S. Demirel: Bence tek başına bir meslek olmalıdır. Yani başka mesleklerden yararlanılabilir ama bunun bir takım özellikleri olacak. Öyle bir kişi olabilir ki avukat değildir veya emekli polis değildir ama bu meselelere çok ehildir. Yani kişinin, ehil kişilerin bu sektörde hizmet verebilmesini önlememek lazım.

J. Erdem: Global İnternational Detective Association diye Uluslararası Özel Dedektiflik Kurumu altında bir eğitim veriliyor. Bu, Master ve Single Detective programı diye ayırdıkları programlar var ve uluslararası bir lisans sağlıyorlar. Siz eğitimi açısından ülkede verilmesini mi daha uygun görürsünüz, yoksa bu uluslararası standartın alınarak mı mesleğin yürütülmesi daha uygundur sizce?

S. Demirel: Tabi ülkede verilirken; diyelim bir üniversitenin programı tarafından verilirken, onlarda buna kendileri bir takım şeyler katabilecekleri gibi, uluslararası programlardan yararlanacaklardır. Ben her ikisinden de taraftarım. Yani hem Türkiye dahilinde verilmelidir, hem Türkiye dışından yararlanılmalıdır.

J. Erdem: Birde şunu sormak istiyorum. Şimdi bu mesleğe potansiyel bir ihtiyaç var. Ben bildiğim kadarıyla bunu söylüyorum ki, bize ayda 100-200 ün üzerinde iş baş vurusu gelir. Benim tanınmışlığımdan da gelen bir şey belki bu. Fakat beraberinde hak verirsiniz ki ben bu kadar işe yetişemiyorum. Ayda en fazla 4 tane işe gidebilirim. Şöyle bir durum söz konusu ki; Güvenlik Şirketleri adı altında yada Danışmanlık Şirketleri adı altında araştırma ve takip yapılıyor ve beraberinde T.C.K. göre şikayete bağlı takibatları olan suçlar bunlar. Yani kişi mağdur olacak, mağduriyetini (Özel Konular Özel Dedektifliğin icra ettiği konular) özel durumunu ifşa etme riskinde bulunacak ve şahsı şikayet edecek. Ancak suç böyle ortaya çıkıyor ve bu anlamda işlenilen pek çok suçlar var. Size gönderdiğim faksta hatırlarsınız, meşhur "telekulak skandalı" gibi çok büyük skandallara imza atılıyor ve beraberinde Özel Dedektiflik adı da bir yerde kullanılarak araştırma ve takip yapılıyor. Ama eksikliklere göre sadece şikayete bağlı bunlar ortaya çıkıyor. Bu konuda ne diyorsunuz? Nasıl Yapılmalıdır? En azından kanunu çıkana kadar bu anlamda bunun önüne nasıl geçilebilir?

S. Demirel:
Bence şikayete bağlı olmalıdır. Şikayet ortada yoksa yapılmamalıdır. Hak aramanın bir sahibi olmalıdır. Şikayete bağlı durumdan çıkartırsanız, bunun en önemli tarafı, bir nevi espiyonaj ile karıştırılmasıdır. Yani Dedektiflik bir hizmettir ama casusluk değildir. O hale getirilmemelidir. Hangi şeyin, hangi hususun ortaya çıkartılması isteniyorsa bunun bir sahibi olmalıdır.

J. Erdem: Peki son olarak şunu sorayım. Bana bir nasihatınız var mı bu mesleği yapar olarak?

S. Demirel: Şimdi Türkiye 'de tabi bir çok şeyler zamanla gelişir, bir gün bakarsınız kurumlaşmıştır ve topluma hizmet eder. Bu meselede öyledir. Batı ülkelerinde biz bunları gördük hepsini. Ama şimdi bizim toplumumuzda bir hayli mesafe almıştır. Bütün mesele, çok önemli mesele adaletin tevziidir ve yargı kararlarının doğru verilmesi ve sağlıklı verilmesi ve çabuk verilmesidir. Buda, karanlıkta kalmış bir takım meselelerin aydınlatılmasında polis nasıl hizmet veriyorsa bence Özel Dedektiflik kurumu da öyle hizmet verebilir ve bu ülkeyi daha yaşanır bir ülke haline getirir. Telkinim şu olacaktır, biraz evvelde söylediğim gibi, buralarda bir repitasyon, yani intiba sağlamak lazımdır...


J. Erdem: Hizmet sektörü olduğu için...

S. Demirel: ...Evet bir marka haline getirmek lazım. O zaman halk nasıl ki avukatlarda da aynı şey, benzeri şey daha doğrusu, gerçekten başarılı olmuş kişilerin peşinden gidecektir. Başarılı olma şartlarını iyi ortaya koymak lazım, herhalde bu işlerle meşgul olacakların iyi bilgisi olması lazım, lisan bilgisi olması lazım, dünyayı iyi bilmeleri lazım... birazda bu işe merakları olması lazım
, merak çok önemli! Bazı insanlar yaratılıştan bu işlere çok meraklıdır. Ama onu da çok önemli bir şey sayarım. Bu sahaya girecek kişilere başarı dilerim. Yeni bir sahadır.

J. Erdem: Zamanınızı ayırdığınız için çok teşekkür ederim...

S. Demirel: Başarı diliyorum...


Sanırım ülke büyükleri ile yapacağımız yada yaptığımız diğer toplantılarda, kimse üstüne alınmasın ama, Süleyman Demirel kadar Türkiye 'yi tanıyan ve bu mesleğin ne kadar ihtiyaç olan bir meslek olduğunu belirtebilecek, bu meslek ile ülkenin daha yaşanır olacağını söyleyecek kimse olmadı ve olmayacak. Süleyman Demirel kayıt dışında olan bir tavrı daha vardı. Her mesleğin öncüsü ve ilkinin omuzlarındaki yükün ağır ama tatlı bir yük olduğundan bahsettik. Birde bekleme odasında bir yazı gördüm. Müteşebbislerin önemini belirten bir yazıydı ve altında Demirel imzası taşıyordu. Bu görüşmeden sonra bugün biliyorum ki yıllarca arkasından "Özel Dedektiflik Yasa Tasarısını Yürürlüğe Sokmayan Adam" diye bahsettiğim Demirel aslında bu mesleğe bakış açısı olarak en mantıklı bakan devlet büyüklerinden biri. Sanırım kendisine hem bir özür hem de bir teşekkür borçluyum...

                                                                                                                                                                                      Joseph Erdem



-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


 

Bedava Counter Online Sayac


 

7/24 Tel  (pbx) :  +90 216 369 58 05       Joseph  Erdem  7/24 Tel  (gsm) :   +90 532 333 91 13

Merkez Ofis: Bagdat Caddesi Çam Apt. No:311 Kat:2 Daire:6 Caddebostan/KadIköy/İSTANBUL

MSN / e - mail :     khamon_2011@hotmail.com       www.ozeldedektif.com




Copy Right© 2007-2008
SİRİUS ÖZEL DEDEKTİFLİK VE ÖZEL KRİMİNAL TAHKİKAT BÜROSU© / JOSEPH ERDEM©